Efe Demiryoğuran - HPD Ses Mühendisi

Efe Demiryoğuran kimdir? Efe DEMİRYOĞURAN

%50 Mesleki %50 kişisel bakış açısı ve tavrı olan birisiyim, hangi açıdan soruyorsunuz?  Kişisel yönümü soruyorsanız gönül adamıyım diyebilirim. Yaptığım işte de öyle.. Aslında beni başkalarının yorumlamasını isterim  Müzik adamıyım ama sahnede ön planda olmak istemedim, neticede seni görmek isteyen görür, göze parmak sokmaya gerek yok.

Mesleğe nasıl başladınız ve kaç yıldır bu sektördesiniz?

İlkokula giderken bir kursta bağlama çalmaya başladım.Daha sonra klavye, gitar derken bas gitara geçtim ve bir daha müzik hayatımdan hiç çıkmadı. Üniversite boyunca amatör gruplarda bas gitar çalmaya devam ettim. İstediğimiz müziği yaparken para da kazanalım dedik.2000 yılında bunlar yetmez oldu, kendimi bu konuda bir eğitimim olmadığı için geliştiremeyeceğimi fark ettim. İzmir’deydim ve yapabileceklerim bitmişti. İstanbul’a geldiğimde Akademi İstanbul broşürü aldım ve ilgimi çekti. Süden Pamir’le görüştüm ve bana bu işi yapabileceğimi gösterdi. Ziraat okurken herşeyi bırakıp İstanbul’a geldim ve 2000 yılında Akademi İstanbul’da Süden Pamir’in öğrencisi olarak eğitimime başladım. Eğitimin ilk yılının sonunda staj yaptığım yerde işe alındım. 8-9 yıldır da bu işi yapıyorum.

Şimdiye kadar kimlerle çalıştınız?

Oldukça kabarık bir liste olur bu. Ebru Gündeş, Mahsun Kırmızıgül, Emrah, Muazzez Ersoy, Ata Demirer, Seferad, Natalia, Nez’le %100Nez, Raga Oktay, Ezginin Günlüğü – hala sahnede beraber çalışıyoruz-, Barış Akarsu, Yıldız Tilbe, Yılmaz Erdoğan’nın şiir albümü,Beyaz Melek film müzikleri çalışmalarımdan bazıları.


Yaptığın işler arasında seni en çok ifade ettiğini düşündüğün çalışma hangisi?

Baran Çak albümünü yapıyorum şu an. Mesleki olarak en baş sıraya oturtabileceğimi düşünüyorum. Destur’la 2006’da piyasaya çıkan albümde de işimi çok özgürce yaptım. E8 Project’te de bazı parçaların kayıt ve mixlerini yaptım. O işin bütününde de üstün performans gösterildiğini düşünüyorum.

Peki yaptığın pek çok işten bahsetmene rağmen hepsinden “beni ifade eden” diye bahsetmemenin sebebi nedir?

Aslında Türkiye’de bu bir oyun ve kuralları var. Yaptığın her işi benimsemek zorunda değilsin ama ses mühendisi isen gerekeni yapmak ve ortaya en iyi işi çıkarmak zorundasın. Oyunu kurallarına göre oynadım, o yüzden de sahiplenmiyorum, işin aslı bu. Oyunun kurallarını belirleyecek ve oynatacak olan insanların da ses mühendisleri olduğunu düşünüyorum. Sanırım bu yaptığımız işlerin diyeti, buna bildiklerini öğretmek dahil.

Kendi yaptığın işleri dinliyor musun?

Hayır, yaptığım değil benimsediğim işleri dinlerim. Hatta dinletirim de

Bildiklerini öğretmek dediniz, eğitimci olmak gibi hedefleriniz var mı?

Evet, bu güne kadar hep kendimle uğraştım. Artık bildiklerimi başkalarına aktarmak istiyorum. Klasik olacak ama ağaç dikmek gibi diyelim. Aktarabileceğim o kadar çok şey varken sırf üniversite diplomam olmadığı için akademik alanda çalışma imkânım olmuyor.

Okullu olmanız sektörde ne gibi avantajlar sağladı?

Aslında zaman içinde gördüm bu faydayı. Okul bilgileriyle işe dönüşürken edinilen bilgiyi uyarlamam zaman aldı. Ama okulda öğretilenler sayesinde, hiçbir şey bilmeyen birinin 10 yılda edineceği deneyimi ben 2 yılda tamamladım, okulun bu açıdan önemi çok büyük.

Sound’unuzu oluştururken nasıl bir yol izliyorsunuz?

Öncelikle elimdeki materyal çok önemli. Besteler kimin, hedef kitle kimler gibi önemli noktalar var. Aslında başlangıç noktası bu. Örneğin çocuk şarkısı olacaksa ayrı, arabeskse ayrı düşünmek gerekeceği için öncelikle müziğin amacını bilmek gerekiyor. Ona göre kendi dokunuşlarımı katmaya çalışıyorum. Yani yapan-alan kişilerin kim oldukları en önemli unsur. Sahnede soundumun çok özel olduğunu düşünmüyorum. İş stüdyoya gelince farklı.Çok kayıt yapmak iyi mix  yapmayı öğretiyor. Çok kayıt yaptım ama artık mixe yoğunlaşmayı tercih ediyorum. Dijital teknolojiyi iyi kullanmak soundun özel oluşunu başlatan nokta aslında. Analog-dijital çevrimini iyi yapmak, işlemcileri iyi seçmek de işin başlangıcı. Bunun farkında olmak gerekiyor. İşin alfabesini unutmadan şekillendirmek lazım.

Konserlerde kullandığınız ya da tercih ettiğiniz setup nedir?

Genelde Anadolu’da olduğu için burdan birşey götürmüyoruz. 48 kanal bir masa, gate’ler, kompresörler, EQ’lar diyebilirim. Müziğini iyi bildiğim insanlarla çalıştığım için neler gerekebileceğini biliyorum ve imkanlarda ne varsa gerekeni bunlarla elde etmeye çalışıyorum. Şu marka bu model gibi tercihlerim yok. Önemli olan eldeki imkanlarla ne kadar iyi’yi sağlayabiliyor olduğunuzdur diye düşünüyorum. İmkanlarınız her yerde en iyi düzeyde olmayabilir, bu noktada sanatçıyı da memnun edebilmek işin bir parçasıysa, aradaki güven ve inanç çok önemli.

Nasıl bir kayıt konfigürasyonuz var?

Kendi stüdyomdan bahsetmem gerekir. Lynx Aurora 8 AD/DA, FF 800 interface, PreSonus Digimax FS Preamp, TL Audio Preamp, AllenHeath mixer kullandığımız cihazlardan bazıları. Tüp ve analog kompresörlerle mikrofonları da seviyorum, sıcaklıkları hoşuma gidiyor. Pro Tools’un konfigürasyonu ile yıllarca çalıştım, artık Logic kullanıyorum. Sağladığı imkanlar daha iyi çünkü.

İleriye dönük projelerinizde neler var?

Bugüne kadarki en büyük hedef burayı, HaremS’i ( Harem Sound) oluşturmaktı.sürekli olarak yeni projeler geliyor ve çalışıyoruz. Bundan sonra da kendime özel çalışmalar  yapmak ve prodüktörlük üzerine yoğunlaşmak istiyorum. Bu işin gerçekte nasıl olduğunu görmek ve öğrenmek gerekir bence. Bu noktaya geldiğimi düşündüğümde tekrar konuşubiliriz

Çok teşekkür ederiz..


Şuan Buradasınız Mezunlarımız Efe Demiryoğuran - HPD Ses Mühendisi