Yetkin Omaç - HPD Ses Mühendisi

-Yetkin Omaç kimdir?Yetkin OMAÇ

Amatör müzisyen bir ailede müziğe aşık bir şekilde büyümüş bir müzik insanıdır. Annem bana hamileyken bile kulaklıkla müzik dinletirmiş,ilk performansım dahi 5 yaşındayken ailemin amatörce çaldığı yerde oldu, işte o günden bugüne hayatımdan müzik hiç çıkmadı.

-Müzik sektörüne nasıl dahil oldunuz?

Müzik sektörüne dahil oluşum kısa bir tanıtım filmine müzik yapışım ile oldu. Amatörce kendi kendime uğraşıyordum o zamanlar.

-Geçtiğimiz hafta albümünüz çıktı. Eğitiminizin bu çalışmanızın oluşmasında etkisi oldu mu?

Olmaz mı...Tabii ki fazlasıyla oldu. Özellikle vokal kayıtlarını almak ve mixlemek konusunda sadece deneme yanılmadan edindiğim bir bilgim vardı ve tam bir baş ağrısıydı bu konu benim için. İstediğim kaydı ve mixi oturtamıyordum bir türlü. Ama eğitim sonunda nasıl doğru kaydedip nasıl doğru mixlemem gerektiğini biliyordum, yani ne yapmam gerektiğini tam olarak biliyordum.

-Kendi albüm çalışmanıza başlayana kadar sektörün farklı alanlarında çalıştığınız oldu mu?

Albüm öncesi hep serbest olarak aranje işleri yaptım. Tiyatro oyunu müzikleri, demolar, remixler, aranjeler. İşin teknolojik kısmına olan merakımda o sıralar iyice arttı.

-Bestelerinizin tamamı size ait. Oluştururken yalnızca ilham mı yardım etti yoksa izlediğiniz size özel teknik bir yol var mı?

Tamamen ilhamında yardım ettiği oluyor, kendime ait tekniklerimde var. Genelde iki türlü çıkıyor besteler. Bazen klavye başında kendi kendime çalarken ilham gelmesiyle, bazende hazırladığım alt yapılar üstüne vokal yazarak yani tamamen kafa yorarak. Bir de duygu depom var. Hüzün, sevinç, kızgınlık, coşku gibi hayatımın güçlü duygularını taşıyan anılarımı kafamda canlandırarak hiç üzüntülü olmamama rağmen melankolik bir beste yapabilirim ya da çok moralim bozuk bir anımda çok eğlenceli bir beste. Duygusal şartlanma diyorum ben buna.

-Mixlerinizi de kendiniz yapıyorsunuz. Bize mix tekniklerinizden bahseder misiniz?

İşin belkide en çok zaman harcadığım tarafı budur dersem yalan olmaz. Genelde vokali alt yapıya göre mixlemek yerine alt yapıyı vokale göre mixlemeyi tercih ediyorum. Genel bir denge yakaladıktan sonra fazlalıkları ve rahatsızlıkları çıkartmak yolunu izlerim ve çok gerekmedikçe ekleme yapmam. Denge iyiyse ses seviyeleriyle pek oynamam çünkü genelde ilk üstün körü yaptığım seviye ayarları aslında bilinçaltında kulağın duymak istediği doğru ayarlar oluyor bence, bundan sonra vokali öne çekmek istiyorsam, arkasında onu izleyen enstrümanın vokale denk gelen frekanslarını EQ ile aşağı çekmeyi tercih ederim. Bu anlamda tam bir EQ manyağıyım, en çok uğraştığım şey EQ dengesidir. Hatta bir kanalda birden çok EQ kullanırım genelde. Tabii ki abartmamaya özen gösteriyorum aksi takdirde ölümcül öneme sahip armonikleri kaybetmek an meselesi. Elektronik bir tarz yaptığımdan dolayı kullandığım sesleri kendim yazmayı da seviyorum, bazen mixte ki problem sadece yanlış ses seçiminden kaynaklanabiliyor, bu anlamda enstrümanlarda ki ton ve ses seçimini de mixin aşamalarından biri olarak sayıyorum. Ve eğer mixle çözemediğim bir rahatsızlık varsa dönüp tekrar ton ve ses seçimine göz atıyorum.

-Hangi plug-in ve programları kullanıyorsunuz?

Kayıt ve prodüksiyon için Nuendo ve FL Studio ikilisini kullanıyorum. Müzik yapımı anlamında “tracker” kültüründen geldiğimi söyleyebilirim bu anlamda FL Studio tracker mantığına yakın bir yöntem izlediğinden bana oldukça pratik geliyor, ReWire desteği ile diğer bütün programlarla çalışabilmesi ve var olan bütün sample uzantılarını(reason'nın refill'leri dahil) ve nerdeyse bütün pluginleri de açabilmesi(RTAS hariç)büyük rahatlık ve bu anlamda nerdeyse “açık kaynak” bir DAW. Nuendo'nun da kayıt, mix becerisi ve vokal editing işlerindeki pratikliğini seviyorum. Özellikle editing becerisi işimi oldukça kolaylaştırıyor. Gerçi bu konunun sadece alışkanlık olduğunu düşünüyorum, kullanılan programdan çok, en çok hangisine alışıldığı önemli bence. İnsan hangisine alışkınsa o ona daha pratik geliyor. Artık bir çok program profesyonel arzuları karşılayabilir hale geldi çünkü. Bugün bunları kullanıyorum ama yarın sadece ,müzik yapım alışkanlıklarım değişsin, soundum farklılaşsın diye başka programlara da geçebilirim. Benim için öncelik olan ne ile üretildiğinden çok, ortaya çıkan ürünün kendisidir. Plug-in olarakta waves bundle serisini kullanıyorum,waves'in parametric eq su ve multiband compressor'u favorim ve psp nin pluginleri de enfes özellikle harmonic exciter'ı.

-Oluşturmak istediğinizi en başta mı kurguluyorsunuz yoksa iş ilerledikçe mi sizi yönlendiriyor?

Tamamen kurgusal gelişerek, kafamda çoktan her şeyi belli bestelerimde var. Genelde o şarkılar kafamın içinde duyduğum şarkılar oluyor. Sırf kafamdaki soundu çıkarmak için uğraştığım şarkılar. Ama deneysel ve rastlantısal olarak çıkanlarda oluyor. Örneğin aslında yavaş bir şarkı olarak başlayan ama sonra “acaba şöyle olsa nasıl olur” deyip denedikten sonra ilk düşündüğümden vazgeçtiğim besteler. Alt yapısını yumuşak ve yavaş tasarlayıp, daha sona hareketli ya da orta tempolu bir şarkıya dönüşen bestelerimde oluyor.

-Çalışmalarınızdan en çok benimsediğiniz/beğendiğiniz hangisi?

Bu konuya objektif bakabilecek son insanım bence. Hepsini benimsemiş durumdayım, bir bütünün parçaları olarak görüyorum her birini. Fakat illa birkaç tane söyle dersen “Bu Dünya” adlı parçamla “Me & Myself” adlı parçalarımı söyleyebilirim. Özellikle “Bu Dünya” neredeyse doğaçlama bir şekilde gelişti,soloları bile düşünmedim, tasarlamadım, doğaçlama, tek deneme ve tek kayıt yaptım ve öyle kaldı. O şarkıyı gerçekten çok özgürce yaptım aklımda hiç bir şey yoktu diyebilirim.

-Örnek aldığınız biri var mı ya da var mıydı?

Yunan kompozitör “Vangelis” ilahımdır. Gerçekten etkilendiğim biri varsa bu adamdır. Bazı taraflarımı benzetirim de. Mesela Vangelis aslında resim eğitimi almış biridir ama hayatını müzik çevrelemiştir, bende zamanında müziği hobi olarak tutup güzel sanatlara daha profesyonel yaklaşmayı düşünmüştüm, 1 sene kadar kara kalem eğitimi alıp güzel sanatlar sınavlarına bile girmiştim. Ama müziğe olan sevgimin ve yeteneğimin daha çok olduğunu anlayınca bıraktım. Bunun gibi daha birçok ona benzediğini düşünüğüm tarafım var. Mesela bende onun gibi müziğin teorisinden çok teknolojisini bilirim gibi vs... Hala da sıkı takipçisiyim.

-Eğitiminiz çalışmalarınızın gerçekleşmesinde size fayda sağladı mı?

Dediğim gibi bir şekilde çözemediğim, tecrübe ile edinilmeyecek ya da edinilse bile çok uzun seneler alacak önemli eksiklerimi eğitimimle kapattım. Bu anlamda sadece alaylı bir adamken işin eğitimini almış bir adama dönüşmek güzel ve önemli bir fark yarattı çalışmalarımda. Bundan Birkaç sene önce böyle bir şey deneseydim sonuç kesinlikle böyle olmazdı.

-Bundan sonra ki hedeflerinizden bahseder misiniz?


Yaptığım her işin bir öncekini aşması ve sürekli gelişip, eksiklerimi kapatmak genel hedefim. Ve sadece Türkiye'de değil uluslararası pazarda başarılar kazanmak da uzun vadeli hedefim, bu anlamda film müziği yapmak gibi de bir hayalim var. İlerde yapımcılığa soyunup sadece kendi yapımlarıma değil başka cesurca ve farklı şeyler yapmak isteyen insanların yapımlarına da destek çıkabilecek güce sahip olmayı arzuluyorum. Ülkemizin müzik alışkanlıklarını bir nebze olsun daha seçici hale getirip, yeni insanlara, farklı şeylere bakışlarını da daha ön yargısız hale getirebilirsem ne mutlu bana. Bunlar tabii ki oldukça uzun vadeli hedefler ve hayaller, şimdilik tek amacım insanlara kendimi ve müziğimi kabul ettirmek. Umarım çalışmalarımı zevkle dinlerler, en büyük mutlululuk bu olur şu anda bana.

- Teşekkür ederiz Yetkin, başarılarınızın devamını diliyoruz..


Şuan Buradasınız Mezunlarımız Yetkin Omaç - HPD Ses Mühendisi